-->
Məqalələr



Sorğu


Vəhhabiləri Azərbaycan üçün təhlükə hesab edirsinizmi?

Bəli (315)
Xeyr (192)
Bilmirəm (29)



ARXİV
Dost saytlar
Sayğac

free counters

Baxış bucağı
Şiriftin ölçüsünü dəyiş

Barış ve Refah İçin Türkiye Ne yapmalı?


Abdullah Buksur

7 dekabr 2012-ci il - 17 dekabr 2012-ci il

Türkiye’nin içinde, birbiriyle bağlantılı bir çok sorun olduğu gibi dışında ki ülkelerde ve ülkelerin Türkiye ile ilişkilerini etkileyen / belirleyen iç içe geçmiş birçok sorun vardır. Ne var ki Türkiye bu sorunları bir gecede çözemeyeceği gibi, görmezden gelme, hafife alma, öteleme lüksüne de sahip değildir.

Türkiye’nin münevverlerinin, bölgede ve ülkemizde var olan sorunlarla ilgili olarak, insanımızı ve bölge halklarını aşağılayan, onları olumsuzlayan bir dil kullanmamaları soruna dair en önemli katkıları olacaktır. Kısaca ne ülkemiz insanı nede bölge insanı olumsuzluklarla özdeşleştirilmiş bir algıya mahkum edilmemelidir.

Geldiğimiz noktada şunu hiç unutmayalım; Sovyetler Birliği şu veya bu biçimde sona erdi. Bu sonlanma,hepimizin kabul ettiği gibi bağımsızlığını kazanan ülkeler başta olmak üzere bütün bölge ülkeleri ve dünya için, daha özgür bir dönemin başlangıcı oldu. Kuzey Afrika dan başlayarak sınırlarımıza kadar gelen şimdiki sürece Türkiye, bölgenin insan merkezli yönetimlere kavuşmasına kavuşması için, yeni düşmanlıklar üretmeden katkı vermelidir.
Bölge ülkelerinde oluşan ve oluşacak yönetimler, kendi meşruiyetlerini halklarından aldıkları güce dayarlarsa, iç dinamiklerinden aldıkları enerjiyle, barışı ve refahı inşa edebilirler.
Bunu yapabilecek potansiyele sahiptirler. Ülkelerde yaşayan halkların bir arada yaşama iradesi, devletlerin egemenlik halklarını perçinlerken; bireysel temel hak ve özgürlüklere saygı, ulusal ölçekte kalıcı barışın ve huzurun temin edilmesinin önünü açacaktır.
Türkiye ve Rusya başta olmak üzere BM Güvenlik konseyi üyesi ülkeler, bölgedeki sorunların tariflenmesinde, gerçekçi, adil çözümler üretmek istiyorlarsa, uzlaşmacı barışa dair alınan inisiyatifleri cesaretlendirici bir tutum içinde olmalıdırlar.
Unutulmamalıdır ki, Türkiye’nin çıkarı çevresinde istikrar temelli refahın inşasından ve kökleşmesinden geçmektedir. Türkiye ne kendisi ötekileştirmelidir, ne de kendisinin ötekileştirilmesine izin vermelidir. Kamplardan söylem geliştirmeden taraflar arasında diyalogun tesisine verebileceği her türlü katkıyı vererek, kolaylaştırıcı rolünün gereğini yapmaldır.
Türkiye’nin insan hakları ve özgürlüklerden yana duruşu içselleştirilerek dünyaya iyi anlatılmalıdır. Buradan üretilecek tutarlı ve uzlaştırıcı politikaların sağladığı uluslararası destek, en etkili biçimde kullanılarak, bölge devletlerinin ve halklarının ortak menfaatlerine dayalı bir düzen oluşumuna katkı verilmelidir.
İnanın o zaman, barış, refah, ülkemizden başlayarak bütün bölgeye hakim olacaktır.

www.anadoluyatercuman.com

Bu yazı 660 dəfə oxunmuşdur.

Çap et Paylaş Yaddaş qeydi Dosta göndər Share


Şərh


Ad və soyadınız* :
E-mail* :
Veb saytınız:
Şərhiniz* :