-->
Məqalələr



Sorğu


Vəhhabiləri Azərbaycan üçün təhlükə hesab edirsinizmi?

Bəli (315)
Xeyr (192)
Bilmirəm (29)



ARXİV
Dost saytlar
Sayğac

free counters

Baxış bucağı
Şiriftin ölçüsünü dəyiş

TÜRK DİL BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!..


Ayhan Demirci
Azerbaycan - Belcika Dostluk Cemiyeti

    14 may 2011-ci il - 2 iyun 2011-ci il

    Bana her gün ‘Dil Bayramı’ dersem yeridir. Yatıyorum dil, kalkıyorum dil. Bazı geceler uykumdan bile uyandırıp beni yazı aygıtımın başına oturtuyor gelişip oluşan bilgi ve düşünceler. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanlar Alsas bölgesine el koyar. Fransız ağırlıklı bölgede aldıkları ilk karar şu olur: “Yarından itibaren okullarda Fransızca eğitimin kaldırılması!”
O gün ders veren Fransızca öğretmenlerinden biri öğrencilerine şöyle seslenir: “Çocuklar bugün çok üzgünüm. Bu, son Fransızca dersim. Sizden istediğim dilinizi kesinlikle unutmamanız. Hangi esaret zinciri altında olursanız olun, dilinizi unutmadığınız sürece, anahtar sizin elinizde demektir.”
    Dil, bir ulusun varlığını sürdürmesinde en önemli unsurlardan biri. Avrupa’nın doğusu ile batısı arasında sıkışıp kalan Polonyalıların, tarihte yüzlerce yıl devlet kuramamış olmasına karşın, ulus olarak ayakta kalmasında en önemli etkenin dilini unutmaması olduğu söylenir. Osmanlı Devleti’nin oluşturduğu imparatorluk dilinin yanında halkın dili Türkçenin varlığını korumasında önemli etken olmuştur ozanlar. “Halkın sorunlarını en etkili şekilde dile getirmeleriyle, ozanlar için Anadolu’nun ilk gerçek gazetecileri dersek abartmamış oluruz....”
    Osmanlı’nın yönetim için oluşturduğu imparatorluk dilinin yanında halkın dili Türkçenin varlığını korumasında önemli etken ozanlar oldu. Halkın sorunlarını en etkili şekilde dile getirmeleriyle, ozanlar için Anadolu’nun ilk gerçek gazetecileri dersek abartmış olmayız Atatürk Devrimleriyle birlikte Türkçemiz tarih, toplum ve devlet kimliğine kavuştu. Atatürk’ün 1 Kasım 1928’de başlattığı Harf Devrimi’nin ardından düzenlenen Dil Kurultayları tam bir Dil Devrimine dönüştü. Atatürk’ün okuduğu kitaplar arasında dile ilişkin olanlar önemli bir yer tutuyor. Atatürk, dilin önemini en iyi bilen dünya liderlerinden biriydi. Kimi anlatımlarda söylenen odur ki Atatürk’ün, 10 Kasım’a giden günlerde dile getirdiği konulardan biri şudur: “Dil alanındaki çalışmaları ihmal etmeyin.”
    Atatürk, dil çalışmalarına o kadar çok önem verdi ki, III. Dil Kurultayı’nın ardından 1937’de kendi el yazısı ile uzay, boyut, yay, çember, açı, düzey, üçgen, oran, artı, eksi, toplam, çarpı, eşkenar, konum gibi geometri sözcükleri üretti.  Atatürk, Türkçenin gücünü geometrik olarak arttırdı desek yeridir. Türkçe, sözcük üretmeye en uygun dillerden biridir. Kaldı ki bir dil sadece korunarak değil, aynı zamanda çoğaltılarak güçlü tutulur. Türkçemiz gelişimi içinde sancılı dönemlerinden birini yaşıyor.
    Hem yabancı sözcüklerin kuşatması altında, hem kendi içinde aşınma var. Şinasi, 1860’ta Tercüman-ı Ahval gazetesini kurduktan sonra halka yeterince ulaşamadığını görüp, olabildiğince çok Türkçe sözcük kullanma çabasına girdi.  Türkçemiz, altını çizdiğimiz sorunları, kendi gücüyle, onu iyi kullananların gücüyle aşacaktır. Dil, sadece bir iletişim ve anlaşma aracı değildir. Aynı zamanda yönetim gücüdür. Çin yönetimi çıkmaza girince Konfüçyüs’ten yardım istemişler. Konfüçyüs, “Her şey bir yana, önce dili düzeltin!” deyip devam etmiş: “Dil bozulunca toplumla ilişkiler de bozulur. Yönetenlerle toplum arasındaki bu bozukluk tüm olumsuzlukları
da beraberinde getirir.”
    Çin yönetimi çıkmaza girince Konfüçyüs’ten yardım istemiş. Konfüçyüs, “Her şey bir yana, önce dili düzeltin” demiş ve devam etmiş: “Dil bozulunca toplumla ilişkiler de bozulur. Yönetenlerle toplum arasındaki bu bozukluk tüm olumsuzlukları da beraberinde getirir.”
    Türkçemizin Anadolu’daki ilk kilometre taşlarından biri 13 Mayıs 1277’de, bundan 734 yıl önce Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türkçeyi yönetim için başlıca dil ilan etmesidir.
    Türkçenin, halkın içinde yaşaması en büyük gücü oldu. Yunus Emre’den Karacaoğlan’a güçlü ozanlar Türkçeyi verimli bir ormana çevirdi. Nasıl, atmosferin üstünde dünyayı koruyan bir ozon tabakası varsa, Anadolu’da da Türkçeyi koruyup güçlendiren bir ozan tabakası var!.. Türkçenin Anadolu’da yerleştiğinin ilan edildiği 734üncü yıldönümü kutlu olsun!

Bu yazı 761 dəfə oxunmuşdur.

Çap et Paylaş Yaddaş qeydi Dosta göndər Share


Şərh


Ad və soyadınız* :
E-mail* :
Veb saytınız:
Şərhiniz* :