-->
Məqalələr



Sorğu


Vəhhabiləri Azərbaycan üçün təhlükə hesab edirsinizmi?

Bəli (315)
Xeyr (192)
Bilmirəm (29)



ARXİV
Dost saytlar
Sayğac

free counters

Baxış bucağı
Şiriftin ölçüsünü dəyiş

Yok sayılan Suriye Türklüğü


Murat Gedik

6 dekabr 2011-ci il - 5 yanvar 2012-ci il

   Bir telaş, bir heves aldı gidiyor. Arap Baharı denen Ortadoğu’ya yön verme operasyonları Türkiye’nin sınırına kadar uzandı. Kim bilir belki sınırı da aşar, zaman ne gösterir bekleyip göreceğiz.
   Coğrafi, siyasi ve kültürel olarak çok önemlidir Suriye. Asırlarca Osmanlı topraklarının içinde yer bulmuş ve en sonunda Emperyalizme yenik düşen Osmanlıdan koparılmış. Bağımsız olduktan sonra halk dikta rejimi tarafından hep ezilmiştir. İnsanlık dışı yönetim tarzı Suriye’de hep mevcut olmuştur, bu günümüz için yeni değildir.
   Suriye Devleti Türkiye’nin toprak bütünlüğüne hep göz dikip Hatay ilimizi kendinin görmüştür. Ülkesinde basılan haritalarda Hatay halen kendi toprağı olarak gösterilir. Hatta terör örgütü PKK’ya en büyük lojistik destek verenlerden olmuştur.
   Son zamanlarda ülkemiz ile Suriye arası muazzam bir biçimde iyileşiyordu. Sınırlar kalktı, ekonomik olarak serbest ticaret antlaşmaları imzalandı, Suriye devlet başkanı ve bizim başbakan stadyum açılışı için Şam’da bir maça dahi gittiler. İşler o kadar hızlı düzeldi ki Suriye Türkiye kardeşliği daha bundan birkaç ay öncesine kadar devam ediyordu.
   Ne olduysa Arap Baharı ile başladı. Gelişmeler diğer Arap rejimlerine karşı Türkiye’nin tavır alma görevi elbette Suriye için de geçerliydi. Kardeş bir anda terk edildi ve hatta Suriye’ye askeri tehditler dahi yapılmakta. Sanki Suriye’nin insan hakları ihlali yeni ve sanki Esad diktatörlüğü şu ana kadar hiç olmamış.
   Son zamanlarda bedel konusu askerlik için işlenmekte. Fakat Suriye’de bedel birileri tarafından hep ödendi ve halen ödenmekte. Bu bedeli ödeyen yok sayılan Suriye Türklüğü’dür, Türk olmanın bedelini dünyanın her yerinde olduğu gibi onlar da ödemekte.
   Suriye Türkleri asırlardan beri bu topraklarda yaşamaktadırlar. Halep, Lazkiye, Şam ve Humus gibi kentlerde Türk nüfusu başlıca bulunmaktadır. Resmi sayıları belli olmasa da Suriye’de 1 milyonun üzerinde Türk nüfusunun var olduğu kabul görmektedir. Dünyanın gözü Suriye’nin üzerinde, ve kimse bu varlıktan bahsetmiyor, sebep Türk olmaları. Ankara’yı sormaya hiç hacet yok çünkü Ankara’nın Türk varlığına endeksli bir siyaseti bile yok. Özellikle Irak siyasetinde bunu görmekteyiz, milyonlarca Türk orada eli kanlı çetelere terk edilmiş durumda.
   Özellikle baba Hafız Esad’ın 70’li yıllarında gütmüş olduğu politika Türkleri zor durumlarda bırakmıştır. Onun döşetmiş olduğu mayınlar Suriye Türklerinin Türkiye ile bağını tamamen koparmıştır. Tarihte haçlı seferlerine karşı çok mücadele veren Suriye Türkleri hac kafilelerini korumakla da büyük görevler üstlenmiştir. Bugün ise sahipsiz ve bir kısmı Türkçeyi dahi unutan bir Suriye Türklüğü mevcut.

   Yeryüzünde var olan bütün dikta rejimler çökmeli ve yerlerini insan haklarının aldığı yönetim anlayışı yer almalı. Korkarım Irak’ta olduğu gibi kötünün yerini daha da kötüsü alır. Olan ise o topraklarda zaten yok sayılan Türk varlığına olur. Ve biraz duyarlı olanlar ise sadece sözle oralarda da Türk var deyip biraz olsa hüzünlenir. Ses çıkarması gerekenler ise aynı sessizlikte hayatlarına devam ederler. Onlar Süleyman Şah’ın türbesinin dahi o topraklarda olduğunu bilmezler.
   Evet, Suriye’de de bir Türk varlığı mevcuttur ve onlar da diğer esir Türkler gibi sahipsiz ve boynu büküktür.
   Allah bütün mazlumların yüzlerinin gülmesini mutlaka bir gün nasip edecektir.

Bu yazı 654 dəfə oxunmuşdur.

Çap et Paylaş Yaddaş qeydi Dosta göndər Share


Şərh


Ad və soyadınız* :
E-mail* :
Veb saytınız:
Şərhiniz* :